A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Mehmet Bal'dan mektup var!

From Mehmet Bal ile Dayanışma! <info@savaskarsitlari.org>
Date Tue, 12 Nov 2002 14:44:01 +0200


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

"Bir kez daha özellikle belirtmek istiyorum ki: Gerekçesi ne olursa olsun
vicdanım ve iradem ile benimsemediğim hiçbir edimi, yerine getirmeyeceğim.
Bünyesinde insanlıkdışı unsurlar bulunduran hiçbir sistem ve yapıya dahil
olmayı da, sonucu ne olursa olsun reddediyorum."

Mehmet'in elleri kelepçeli bir halde kaleme aldığı bu açıklamanın tamamını
noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyoruz.

Daha önce VİCDANİ RET deklarasyonumda kısaca belirttiğim konulara, daha
geniş ve derinlemesine bir bakış ve açıklama getirmek istiyorum...

İnsanlığın geçmişten geleceğe, yaratmış olduğu kültürel birikimine en geniş
açıdan bakacak olursak, göreceğimiz manzaranın bizi çok çeşitli ve hatta
birbirine zıt duygu ve düşüncelere sevk ettiğini görürüz. Bu duygu ve
düşünce karmaşası içinden, aklı başında hiçbir kişinin, doğruluğundan en
küçük bir şüphe dahi edemeyeceği veriler elde edebiliriz. Bu verilerin
nesnelliği o kadar açıktır ki, herhangi bir şekilde olumlanmaya da
ihtiyaçları yoktur.

Nedir bu veriler? Şu anki durumla alakalı olduğunu düşündüklerimi kısaca
irdelemeye çalışacağım.

İnsanın sosyal bir varlık olması elbetteki doğrudur. Bu sebepledir ki,
insanoğlu, sosyal ilişkilerini, sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek
için, çeşitli sistem ve yapılar inşaa etmiştir. Bu sistem ve yapılar,
bireyler düzeyinde daima dışsal bir nitelik taşımaktadır. Bireye, daima
dışarıdan bir kontrol ve uyumu dayatır. Buna istisna olarak dinler
gösterilse de, insanların bu konuda ortaya koyacakları veriler, nesnellikten
uzaktırlar. Örneğin; insanların büyük bir çoğunluğu, yalan söylememeyi,
öldürmemeyi.... vb. davranışları dinsel, geleneksel veya ideolojik sebeplere
dayandırırlar. Bu ve benzeri birçok eylemi, "hatta tüm yaptıklarını" kendi
biinç süzgeçlerinden geçirerek kabul etmedikleri için, aksi davranışta
bulunma olasılıkları da o oranda yüksektir. Tarihsel verilerin açıkça ortaya
koyduğu gibi , gerek dinler, gerekse ideoloji ve öğretiler, önceleri
yapılmamasını, gayri ahlaki olduğunu öne sürdükleri bir çok söylem ve
davranışı, daha sonra şartlar ve konumları değiştiğinde bizzat kendileri
ortaya koymuşlardır. Böyle çelişkileri bünyesinde taşımamış olan hiçbir
sistem ve yapı yoktur. Bunun en temel nedeni, tek tek bireylerin,bu tutum ve
davranışları, kendi içsel kabulleri sonucu değil de, dışsal teşvik ve
dayatmalar sonucu kabul etmeleridir. Bu sebepledir ki, her bir sistem ve
yapı, ne kadar demokratik, özgürlükçü, insancıl, ... vb. içeriğe sahip
olursa olsun, netice itibariyle geçici bir rahatlık ve çözüm ortaya koyuyor
görünseler de, aslında sorunun ta kendisini oluşturdukları, insanların
bilinçle hareket etmesinin önündeki en büyük engeli teşkil ettikleri, inkar
edilemeyecek bir gerçektir.

İnsanlar ve toplumlar arasındaki sorunların, çıkış nedenleri, o kadar
farklılık göstermesine rağmen, biraz daha yakından bakıldığında, aslında o
kadar da karışık olmadığını görürüz. Tarihsel gelişme ve değişmeler,
sorunların sebebi konusunda, değişikliklere neden olmuştur. Fakat sorunu
gerçekte kimlrin yarattığı gerçeği neredeyse aynı kalmıştır. Gücü ve
iktidarı elinde bulunduranlar, kendi kişisel çıkarları doğrultusunda,
karşılaştıkları sorunları, farklı alan ve boyutlarda ve farklı söylemler
ile, öyle bir şekilde ortaya koyarlar ki yaratılan bu durumlar ile hiç mi
hiç alakası olmayan, hatta zararına bile olsa, bireyler sunulana
inandırılırlar. Sonuçta kaybedenler, daima sorunu yaratan kesimler değil de,
diğer kesimler olmuştur. Bu durum, bugün için de aynen sahneye
koyulmaktadır.

Bireyler ve toplumlar arasında meydana gelen sorunların nasıl çözüme
kavuşturulduğu konusunda da tarih çok farklı yaklaşımlarla doludur. Hangi
yöntemin, nasıl bir sonuç doğurduğu da çok açık ortadadır. Bu yöntemlerin
başında, sorunu savaşarak, yokederek, şiddete başvurarak çözme biçiminin en
çok başvurulan yöntem olması, ne yazık ki acı bir gerçektir. Savaşların
kazanan tarafının olmadığının farkına varılamamasının nedenleri de
ortadadır. En başta çocukluktan başlayarak bilinçle ve özenle
biçimlendirilen bu mantık, elbette başka bir sonuç vermeyecektir. Öldürme,
yok etme, şiddet öyle bir mantıkla ortaya konur ki, kişi bunun doğruluğunu,
alternatifsizliğini hiç mi hiç sorgulamaz. Sadece söyleneni yapmanın en
büyük erdem olduğuna inanmıştır. Ona vaat edilenlerin "şehitik, yiğitlik,
kahramanlık... vb." karşısında, gözü hiçbir şey görmemektedir.

Bu genel yaklaşımlar, bireyin bakış açısından ise, şöyle görünmektedir.
Sistem ve yapıların bünyesinde yer alarak, hizmet etmeyi seçmek, daha
güvenlidir. Sonuçta, yaptığı şeyin yanlış olduğunun farkına varsa bile,
bunu -görevim gereği yaptım, bana söylenileni, emredileni yerine getirdim...
vs. gibi kaçış yollarına başvurarak kendini avutur ve aynı zamanda, karşı
tarafın da hedefi olmaktan kurtulmaya çalışır.

İşte tam da bu noktada, bir birey olarak şunu ifade etmek istiyorum. Ben
çeşitli sistemlerin, ideoloji veya dinlerin belirlediği veya belirleyeceği,
kural veya değerlerle değil, kendi vicdanım ve irademin doğrultusunda,
bilinçli bir birey olmanın tüm yükünü üzerime alarak yaşamımı sürdüreceğim.
Bir kez daha özellikle belirtmek istiyorum ki: Gerekçesi ne olursa olsun
vicdanım ve iradem ile benimsemediğim hiçbir edimi, yerine getirmeyeceğim.
Bünyesinde insanlıkdışı unsurlar bulunduran hiçbir sistem ve yapıya dahil
olmayı da, sonucu ne olursa olsun reddediyorum.

Ayrıca şunu da tekrar vurgulayarak açıklamama son vereceğim. Bundan sonraki
süreçte, hiçbir şekilde, kendi isteğimle, askeri birlik, şube vs.'ye
gitmeyeceğim. Kaçmak gibi bir düşüncem de yok. İkametgah adresim ve bağlantı
telefonları zaten kayıtlarda da mevcuttur.

12.11.2002


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center