A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Suç ve Ceza

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Mon, 23 Dec 2002 03:02:34 -0500 (EST)


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

21.12.2002 tarihli Hürriyet Pazar'daki vicdani retçi
Mehmet Bal röportajı

*****************************************************

Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sında kendimi okudum,
oradaki karakterle birebir uyuyordum, bir tek ismim
değişikti  
 
  
Şermin SARIBAŞ

Mehmet Bal (27), askerlik yapmayı reddeden bir
‘‘vicdani redci’’ olarak karşımıza çıktı. Portresi
oldukça ilginçti. Uşak'ta doğup büyümüş ‘‘sıkı’’ bir
ülkücüydü. Bir ülkücünün askerliği reddetmesi ise
olacak şey değildi. 

20 yaşında işlediği bir cinayet yüzünden cezaevine
girmesi, o ana kadar inandığı tüm değerlerinin
tepetaklak olmasının da miládıydı. Sıkı sıkıya bağlı
olduğu tüm değerlerini tekrar sorgulama zamanı buldu
cezaevinde. Dostoyevski'nin ‘‘Suç ve Ceza’’sını başucu
kitabı yaptı. Müebbet hapis cezasına çarptırılmışken,
af çıkınca 7 yıl yattığı cezaevinden tahliye olduğu
gün, kendisine bir gün yol izni verildi ve askeri
birliğe teslim olması söylendi. Dört ay askerlik
yaptıktan sonra ‘‘Askerlik dünya görüşüme ters
düşüyor’’ dedi ve vicdani reddini açıkladı. Tüm
eşyalarını birliğe teslim etti, elini kolunu
sallayarak birlikten çıkması beklenemezdi ve gözaltına
alındı. Hakkında, emre itaatsizlik, emre itaatsizlikte
ısrar suçlarından dava ve halkı askerlikten soğutmak
sebebiyle soruşturma açıldı. Emre itaatsizlik ve
itaatsizlikte ısrar davaları halen sürüyor. Halkı
askerlikten soğutmak sebebiyle açılan soruşturmada ise
Ankara Askeri Savcılığı, Mehmet Bal hakkında
‘‘askerlikten soğutmak suçu oluşmadığı’’ gerekçesiyle
dava açmadı ve serbest bıraktı. İlginç olan Bal'ın
serbest kalması değil, askeri savcının gerekçesi.
Özetle şöyle diyor: Vicdani reddi savunmak bir haktır.
Türkiye Cumhuriyeti 1954 yılında Avrupa İnsan Hakları
Beyannamesine imza atmıştır ve bu nedenle vicdani
reddi açıklamak suç olmaz. Halkı askerlikten
soğutmanın unsurları oluşmadığından dava açılmasına
gerek yoktur. 

Siz 22 yaşınıza kadar ülkücüydünüz, ama şimdi
karşımızda askerlik yapmayı bile reddeden biri var...

- Uşaklı’yım ben. Anadolu'da ülkücü olmak bir
klasiktir. İçine doğduğum ailem, çevrem, toplum bana
başka biri olma şansı tanımadı. 22 yaşıma kadar hep
muhafazakar bir yapının içindeydim. 20 yaşımda
cezaevine girmemle her şey değişti.

Cezaevine girdiniz, çünkü kasten adam öldürdünüz.
Neyin hesaplaşmasıydı?

- Uşak'taki bir soygun ve cinayetti. Bu konuyu fazla
konuşmak istemiyorum.

Ama sizi bugün askerliği bile reddedecek konuma
getiren bir olayın başlangıcından söz ediyoruz.
Konuşulmayacak bir ayrıntı değil bu.

- 1995'te üç arkadaşımla birlikte soygun amaçlı bir
cinayet işledik. Bir kişi öldü. O zaman 20
yaşımdaydım. Olaydan 4 ay sonra askere gittim.
Askerliğimin dördüncü ayında arkadaşlarım yakalandı.
Onlar olayı itiraf edince beni de askerde yakaladılar
ve tutukladılar. Yargılama süreci 5 yıl sürdü ve bu
sürecin sonunda müebbet hapis cezasına çarptırıldım.
Bu 5 yılı Eskişehir Askeri Cezaevi’nde geçirdim. Suçum
sabit görülünce askeri mahkemeden alınıp, sivil
cezaevine nakledildim. İki yıl da orada yattıktan
sonra 23 Mayıs 2002'de afla tahliye edildim.

FARKLI BAKIŞ AÇISI

Cezaevinde yattığınız 7 yıl boyunca kendinizle
hesaplaştınız mı?

- İlk 2 yıl kaderdir, alınyazısıdır diye kendimi
rahatlatmaya çalıştım. Sürekli olarak kendimi ve
yaşadıklarımı inkar ediyordum. Daha çok dinsel yöne
ağırlık veriyor, okuyor, araştırıyordum. Ama dinsel
açıklamalar kafamdaki sorulara cevap vermiyordu. Sonra
felsefe ve tarih okumaya başladım.

Kimleri okuyordunuz?

- Ne bulursam okumaya başladım. Balzac, Rus
klasikleri, hepsi. Okuduklarım yaşadığım olayı daha
somut ve mantıksal bir zemine oturtmama yardımcı
oluyordu. Müthiş bir vicdan azabı çekiyordum. Nedeni
her ne olursa olsun, insan öldürmenin mantıksal ve
haklı gerekçesi olamayacağı kanaatine vardım. Ailemden
başlayarak, kendimi, hayatı sorgulamaya devam
ediyordum. 

Askeri cezaevinde, aynı koğuşu paylaştığınız
arkadaşlarınız hangi suçlardan içerdeydi? Karşılıklı
bunları tartışıyor muydunuz?

- 12 kişilik küçük bir koğuştu. Vicdanı redci, iki
Yehova şahidi ve firariler vardı. Yehova Şahitleri
askerliği değil ama silahı reddettikleri için
oradalardı. Bunlar bana farklı bakış açıları getirdi. 

Kendi kendinizi sorgulamanızın başlangıcı
sayabileceğiniz kitap hangisi?

- Tabii ki Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı. Ben orada
kendimi okudum. Oradaki karakterle birebir uyuyordum.
Bir tek ismim değişikti. Şimdi de Canetti'nin Kitle ve
İktidar kitabını ikinci kez okuyorum.

Afla serbest bırakıldığınızda askere gitme
zorunluluğunuz ortaya çıktı. Ve siz artık bir vicdani
redci olarak karşımızdaydınız. Neler yaşandı?

- Tahliye olunca 1 günlük yol süresi verdiler ve daha
önce askerlik yaptığım Mersin'deki birliğime teslim
olmamı söylediler. Askerliğe karşı çıkmak istiyordum
ama içerden yeni çıkmış olmamın verdiği psikolojik
baskı, ailemin etkisi sonucu birliğime teslim oldum.
Ama sadece 4 ay tahammül edebildim. Anladım ki, bir
adım daha ötesi yoktu benim için. 4. ayın sonunda
hastane sevki için birlikten çıktım ve reddimi
açıklamaya karar verdim. Sadece askerlik ve
militarizme karşı olan bir red değildi. Hayatın her
alanındaki şiddete karşıydım. Bugün askerlik olur,
yarın iş hayatı.

Silah tutamam

Dört aylık askerlik döneminizde tüm emirlere itaat
ettiniz mi?

- Birliğe gittikten bir hafta sonra silahla atış
yapmam emredildi. Silahı elime almayı reddettim. Silah
tutamam, kendimi iyi hissetmiyorum dedim. Ölüm ve
öldürmekle alakalı hiçbir şeye dokunamayacağımı
söyledim. Psikiyatrik gerekçeler olduğu için, bu
birlik içinde halledildi ve bana başka görevler
verildi. 

Siz cinayetinizi neyle işlemiştiniz? 

- Sopayla.

Başlangıçta, ‘‘ne olursa olsun buna katlanıp, askerlik
yapacağım’’ dediniz. Ama cini şişede sadece dört ay
tutabildiniz. Ne oldu?

- Askerliğin müeyyideleri beni eziyordu. 18 Ekim
2002'de birlikten hastane sevki için çıktım ve birliğe
dönmemeye karar verdim. 24 Ekim'de bir basın
açıklaması yazdım ve ajanslara geçtim. Bir gün sonra
da kimlik ve diğer eşyalarımı teslim etmek üzere
birliğe gittim. 

‘‘Buyrun eşyaları askerlik yapmayacağım’’ dediğinizde
ne oldu? 

- Önce şaşırdılar tabii. Birlik komutanı ‘‘Sana
kesinlikle katılmıyorum, bence bu yaptığın yanlış ama
düşüncene saygı duyuyorum‘‘ dedi. Ama ona göre ben bir
askerdim ve onun da yapması gerekenler vardı. Hakkımda
yasal işlemleri başlattı. Askeri elbiseleri giymemi
emrettiler ama giymeyeceğimi söyledim. Bu nedenden
dolayı, ‘‘emre itaatsizlik’’ ve ‘‘emre itaatsizlikte
ısrar’’dan yargılanmaya başladım. O gece gözaltında
kaldım, sabah mahkemeye çıktım, tutuklandım ve Adana
Askeri Cezavi'ne götürüldüm. Tek tip elbise giymeye
zorlanmak bir şiddet olduğundan, cezaevindeki tek tip
elbiseyi de giymeyi reddettim. Ama zorla elbiselerimi
çıkardılar ve giydirdiler. Saç tıraşını da kabul
etmedim, yine zorla yere yatırıp tıraş ettiler. Ve iki
kişilik bir hücreye koydular. Bunu protesto ettiğim
için hemen açlık grevine başladığımı bir dilekçeyle
cezaevi müdürüne ilettim. 

Kilom 43’e düştü

Ne kadar sürdü açlık greviniz? Aileniz ya da
avukatlarınızın haberi oldu mu açlık grevinden?

- Askerlik yapmayacağımı basına açıkladıktan sonra,
bunu okuyan Adana Barosu’ndan birkaç avukat beni
cezaevine ziyarete geldi, öylece öğrendiler.
Tutuklandıktan 15 gün sonra, 12 Kasım'da mahkemem
vardı ve ben açlık grevime devam ediyordum. 43 kiloya
düşmüştüm. 12 Kasım'daki mahkemede tutukluluk halimin
devamına karar verildi. 13 gün sonra tekrar mahkemeye
çıktım ve emre itaatsizlikten tutuksuz yargılanmak
üzere tahliye edildim. Cezaevinden tahliye olduğum
akşam, ‘‘halkı askerlikten soğutmak’’ suçlamasıyla
ilgili olarak yetkili mahkeme Ankara'da olduğu için
ifade vermek üzere Ankara'ya götürüldüm. Bir gece
Mamak Askeri Cezaevi'nde kaldım. Ertesi sabah askeri
savcı, suçun unsurları oluşmadığı için kovuşturmaya
gerek olmadığına karar verdi ve serbest bırakıldım.
Ankara Askerlik Şubesi'ne götürüldüm. Birliğime teslim
olmam için bir gün yol hakkı verdiler. 27 Kasım'da
Mersin'deki birliğime teslim olmam gerekiyordu. Ben de
27 Kasım'da bir basın açıklaması yaptım ve hiçbir
şekilde kendi isteğimle şube ya da birliğe teslim
olmayacağımı açıkladım.

Şu anda (20 Aralık) Mersin'deki birliğinizde değil
İzmir'desiniz ve röportaj veriyorsunuz...

- Ben kendi rızamla teslim olmayacağımı söyledim,
hayatımı devam ettiriyorum. Beni askere almak
istiyorlarsa onların sorunu. Onlara göre şu an
firardayım. Ailem Manisa'da yaşıyor ve ben de onlarla
beraberim. Oranın adresi tüm askeri kayıtlarda var.
İzmir'e de açlık grevinden dolayı midemde olan
rahatsızlığı tedavi ettirmek için geldim zaten. Birkaç
gün sonra evde olacağım. 

Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u

19'uncu yüzyıl Rus romancısı Fyodor Dostoyevski'nin
‘‘Suç ve Ceza’’ adlı romanında Raskolnikov,
borçlandığı yaşlı bir tefeci kadını öldürür. Gerçi
öldürdüğü kadın, insanların kanını emen bir sülükten
farksızdır. Ama Raskolnikov'un vicdanı rahat etmez:
Kim olursa olsun bir başka insanı öldürme hakkını ona
kim vermiştir? Kendini ne hakla Tanrı yerine
koymuştur? Bunalıma giren Raskolnikov çareyi suçunu
itiraf etmekte bulur.

VİCDANİ RED NEDİR?

Askerlik yapmayı tamamen reddetmekle alakalı bir
tavırdır. Herhangi bir fiziksel sakatlığın ya da başka
bir engelin olmamasına rağmen, sadece militarist
mantığa karşı olduğu ya da dünya görüşüne ters düştüğü
için askerlik yapmayı reddetmektir. Manifestoları da
vardır. Manifestoyu imzalayanlar arasında şu ünlü
isimler de var: Albert Einstein, M.K. Gandhi, Bertrand
Russel, Tagore, Sigmund Freud, Thomas Mann  



*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center