A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) IMF ve Dünya Bankası'nın "gizli" belgeleri

From Kenan Mendekli <kenan@showtvnet.com>
Date Sat, 20 Jul 2002 00:24:45 +0300


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

[worker'ın notu: kendisi de bir ara aynı çarkın dişlisi olan bi kişinin
söylediklerini öz-teşhir olarak yayımlıyoruz. yoksa bütün dediklerine
katıldığımız gibi bi durum yok. örneğin:
"Ama bu özelleştirme falan değil. Halktan çalıyorlar ve IMF/Dünya Bankası'na
devrediyorlar", demiş.
bizce, IMF/DB'na devredilsin devredilmesin, özelleştirme, 'kamu malı olanı
çalmak'tır.]


IMF VE DÜNYA BANKASI'NIN "GİZLİ" BELGELERİ...

Dünya Bankası Başkan Yardımcısı olarak görevinden kovulduğu ya da istifa
ettiği şeklinde iki ayrı iddia ile gündeme gelen Profesör Joseph E.
Stiglitz, ödüllü ve başarılı bir iktisatçı. 2002 yılı Nobel Ekonomi Ödülü
ile onure edilen, Columbia Üniversitesi'nde İktisat Profesorü Stiglitz,
Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF), 'Küreselleşme' adı
altında, gerçekleştirdiği 'tahribata' tahammül edemediği için, burada dönen
dolapları dünya kamuoyuna açıklıyor. Bu yüzden olsa gerek, Profesör
Stiglitz, ya kovuluyor, ya da kendi deyimiyle "tahammül" edemediği için
istifa ediyor. Profesör Stiglitz, istifa ediyor ama istifa ettikten sonra da
rahat durmuyor. IMF ve Dünya Bankası'nın tekerine çomak sokmaya devam
ediyor. Dünya Bankası Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı sırada
yaşadıklarını, küreselleşmenin bir aldatmaca olduğunu belirterek "Büyük
Düşbozumu" adı altında kitaplaştırıyor.

IMF KARŞI SALDIRIYA GEÇİYOR
Stiglitz, istifasından iki ay sonra Nobel'le ödüllendirilmesine rağmen
susmadı, IMF ve Dünya Bankası ile ilgili açıklamalarını sürdürdü. Ödüle
rağmen susmayan Stiglitz, IMF'i sinirlendirdi ve IMF yöneticileri Stiglitz'e
savaş açtı. IMF politikalarını şiddetle eleştiren Dünya Bankası eski Baş
Ekonomisti ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Stiglitz'e karşı, IMF yönetimi de
karşı saldırıya geçti. IMF'in araştırmalarından sorumlu Baş Ekonomist
Kenneth Rogoff, Stiglitz'e yazdığı açık mektupta, (3 Temmuz 2002) ünlü
ekonomisti, IMF çalışanlarına ve eski Birinci Başkan Yardımcısı Stanley
Fischer'e iftira atmakla suçluyor. Stiglitz, IMF'in, gelişmekte olan
ülkeleri, yanlış politikalar nedeniyle daha da yoksullaştırdığını ve bunun
en son örneğinin Arjantin'de de görüldüğünü belirtirken, Rogoff, Stiglitz'in
eleştirileriyle egosunu tatmin ettiğini, fikirleri içinde de tezatlar
bulunduğunu öne sürüyor. Rogoff, Stiglitz'in, eski Birinci Başkan Yardımcısı
Stanley Fischer'in, çok uluslu şirketlerin istediği politikaları
uygulayarak, sonunda bankacılık devi Citicorp'ta üst düzey bir görev elde
ettiği gibi "iftiralarda" da bulunduğunu ileri sürüyor.

KAÇIŞ PLANLARI BİLE HAZIR...
Profesör Stiglitz'in başından geçen bu olay Türkiye dışında, her tarafta
tartışılıyor. Le Monde Diplomatique, "IMF'ye Karşı Etiyopya Kanıtı"
başlığıyla, Stiglitz'ın eserinin bir bölümünü geçtiğimiz Nisan ayında
yayınladı. Daha sonra The Observer'den (Guardian Media Grubu) Gregory Palast
ile BBC'den Alex Jones, BBC'de bu konuyu enine boyuna tartıştılar. Bu
tartışmayla Dünya Bankası ve IMF'in tüm kirli ve karanlık işlerini de pazara
çıkardılar. (IMF ve Dünya Bankası'nın yüzde 51'i ABD Hazinesi'ne ait.)
"Dünya Bankası'nın Gizli Belgeleri, Arjantin'i Bitiriyor" başlığı altında,
Dünya Bankası ve IMF'in olanca "marifetini" sayıp döktüler, 4 Mart 2002
tarihinde... Tartışma Arjantin üzerine ama, uygululamalar Türkiye'dekinin
aynısı... Arjantin yerine Türkiye'yi koyun ve seyreyleyin IMF'in
rezaletini... Kamu bankalarını özelleştirme hazırlıklarından tutun da, özel
bankaların nasıl ele geçirildiğini ve dışarıya para kaçırma yöntemleri...

IMF yöneticileri, Arjantin'de de aynen bizdeki gibi; "Program başarıyla
gidiyor", "Krizi atlacaksınız", "Özelleştrmeyi hızlandırın" gibi
açıklamalarda bulunmuş ve herşeyi önceden en ince ayrıntısına kadar
hesaplamışlar. Halkın sokağa dökülmesi anında yurtdışına nasıl
kaçacaklarını, el koydukları parayı dışarıya nasıl çıkaracaklarını
ayrıntılarıyla planlamışlar.

BBC ve Londra Guardian için çalışan Amerikalı ödüllü gazeteci Gregory
Palast, Prof. Stiglitz ile görüştükten sonra, Prof. Stiglitz'in verdiği
bilgi ve belgeler ışığında BBC'de Alex Jones'un sorularını yanıtlıyor. İşte
BBC'de yayınlanan bu tartışmanın tam metnini, biraz uzun olmakla birlikte
sizlerel paylaşmak istedim. Bu cennet ülkemizin üzerinde dolaşan kara
bulutları, ulus ötesi şirketlerin ulusal sermayemizi, yerli
işbirlikçileriyle nasıl talan ettiklerini sizlerin de bilmenizi istedim.

"GÖREVİMİZ TEHLİKE!"
Alex Jones: Bu dünyayı altüst edecek bir olay. Bunu bize açıklayabilir
misiniz ve ekonomistler bu konuda neler yaptılar?
Gregory Palast: Evet önce size iki şey söyleyeceğim. Bir, Dünya Bankası'nın
kovmuş olduğu J.E. Stiglitz ile konuştum. Dolayısıyla, hem BBC'de, hem de
Guardian'da, onu bu olay sonrası sorguya çekmek için vakit ayırmış biriyim.
Tıpkı 'Görevimiz Tehlike' dizisinde olanlar gibiydi. Biliyorsunuz, karşı
taraftan bir adam sizin tarafa iltica eder ve siz onu sorgulamak için
saatler harcarsınız. Böylece, Dünya Bankası'nda neler olduğu hakkında,
içeriden bilgi almış oldum. Bunun yanı sıra onun dışında başka kaynaklarım
da vardı. Stiglitz, bana Dünya Bankası veya IMF'e ait herhangi bir gizli
belge vermedi. Fakat diğer başka insanlardan bu iki kuruma ait yığınla gizli
belge geçmiş bulunuyor.

ULUSLARARASI KREDİLERİ KESİYORLAR...
Alex Jones: Yani onu ayırıyorsunuz, başkası verdi diyorsunuz.
Gregory Palast: Hakikaten böyle. Onun belge işiyle bir ilgisi yok, ben
gerçekten farklı kaynaklardan yığınla belge elde ettim. Bizim bulduğumuz
şuydu: Söz konusu bu belgeler gösteriyor ki, temelde ulusları kendileriyle
gizli anlaşmalar yapmaya zorluyorlar, o anlaşmalarda uluslar, stratejik
varlıklarını satma sözü veriyorlar, kendilerini mahvedecek ekonomik adımları
atma sözü veriyorlar ve eğer bu adımları atmaya yanaşmazlarsa, her ulusun
ortalama olarak altına imzasını atması gereken yüz on bir madde var. Eğer bu
adımları atmazlarsa uluslararası kredi imkânları kesiliyor. Uluslararası
piyasada hiç borç para bulamaz hale geliyorsunuz. Hiç kimse kredisiz
yaşayamaz, kişi de olsa, şirket de olsa, ülke de olsa yaşayamaz, borç para
almadan, kredisi olmadan...

GİZLİ ARJANTİN PLANI?
Alex Jones: Yarattıkları borç-enflasyon çukuru yüzünden.
Gregory Palast: Evet, şimdi, bakın, olan şeylerden biri şu idi 'Yakın
zamanda elime geçen gizli Arjantin belgelerinden, gizli Arjantin planından
örnekler var elimde. Bu belgede Dünya Bankası Başkanı Jim Wolfensen'in
imzası var. Bu arada, bilinsin diye söylüyorum, belgeleri ele geçirdiğim
için bana gerçekten çok kızdılar, ama belgelerin gerçek olup olmadığı
konusunda rekabete girmediler. Önce denediler. Önce bu belgelerin varlığını
inkâr ettiler. Televizyonda, onlara gösterdim. Ve internette bazı alıntıları
yayımladım.

Alex Jones: Greg Palast.com mu?
Gregory Palast: Evet, Gregpalast.com. Sonra bunlar geri adım attı ve dediler
ki, "evet bu belgeler gerçektir, ama biz sizinle bu konuyu tartışmayacağız
ve sizi zaten yayından uzak tutacağız." Yani, bu iş böyle. Ama dedikleri şu,
bakın, "Arjantin gibi bir ülkeyi alıyorsunuz, biliyorsunuz alevler içinde
şimdi. Beş haftada beş başkan değiştirmiş, çünkü ekonomi tamamıyla harap
edilmiş."

"TÜM VARLIKLARINI SATIYORLAR..."
Alex Jones: Şimdi altı olmadı mı?
Gregory Palast: Evet, haftalık başkanlar gibi gözüküyor, çünkü ulusu bir
arada tutamıyorlar. Ve bu oldu, çünkü 80'lerin sonunda IMF ve Dünya Bankası
emirleri ile tüm varlıklarını, kamu varlıklarını satmaya başladılar. Yani
ABD'de asla yapmayı düşünmeyeceğimiz şeyler, içme suyu şebekesinin satılması
vs.

Alex Jones: Yani insanlardan vergi alıyorlar. Büyük hükümet yaratıyorlar ve
büyük hükümet de topladığını özel IMF/Dünya Bankası'na transfer ediyor. Geri
dönersek, sizin de zarif bir şekilde açıkladığınız dört bölüme geri dönmek
istiyorum, politikacıların İsviçre hesaplarına milyarlarca dolar
gönderiyorlar, bu el değiştirmeyi yapmak için.
Gregory Palast: Doğrudur.

Alex Jones: Fakat bu şimdiye kadar görülmüş en önemli olaylardan biri o
zaman, bayım pardon, lütfen devam edin siz.
Gregory Palast: Yani olan olay şu, bu sadece bir tanesi, fakat bu arada,
öyle her önüne gelen bu olaylarda rol alamaz. Buenos Aires İçme Suyu
Şebekesi'ni üç kuruşa Enron denen şirkete sattılar. Arjantin ve Şili
arasındaki boru hattı da, Enron denen şirkete satıldı.

Alex Jones: Ve şu Küreselleşmeciler, varlıkları Enron'dan kurdukları bir
paravan şirkete devrettikten sonra Enron'u patlatıp çalıntı malları
hallettiler.
Gregory Palast: Anlamışsınız. Ve bu arada, biliyorsunuz, boru hattını neden
Enron'a verdiler, çünkü 1988'de George W. Bush diye bir adamdan telefon
geldi.

"BANKA HESAPLARINDA YÜZ MİLYONLARCA DOLAR VAR"
Alex Jones: Efendim, lütfen devam edin. Yani bizi dinleyen kendi kabuğunda,
sıradan bir insan için, ifşa ettiğiniz sistem nedir?
Gregory Palast: İfşa ettiğimiz şu: Ekvador veya Arjantin, sistematik olarak
ulusları parçalıyorlar. Sorun şudur, bu kötü fikirlerin bazıları ABD'ye geri
akıyor. Diğer bir deyişle, artık kan alacakları başka yer kalmıyor. Ve sorun
şu, söz konusu adam baş ekonomist, küçük bir memur değil. Bu arada, iki ay
önce kovulduktan sonra, ona ekonomi dalında Nobel ödülü verdiler. Yani,
aptal biri değil. Bana söyledi, özelleştirmenin ve kamu varlıklarının
satılmasının planlandığı ülkelere gitmiş. Ve aslında, biliyorlardı,
ülkelerin liderlerinin, bakanlarının yüz milyonlarca doları yan ceplerine
aldıklarını açıkça biliyorlardı, fakat başlarını öbür tarafa çeviriyorlardı.

"TANIDIKLARINA DEVREDİYORLAR"
Alex Jones: Ama bu özelleştirme falan değil. Halktan çalıyorlar ve IMF/Dünya
Bankası'na devrediyorlar.
Gregory Palast: Genellikle tanıdıklara devrediyorlar örneğin, Citibank
Arjantin işinde çok büyüktü ve bankalarının yarısını kaptı. British
Petroleum da (BP) Ekvador'daki boru hatlarını kapmıştır. Enron'un da bütün
ülkede içme suyu şebekelerini kaptığından bahsettim. Ve sorun şudur, bu
şebekeleri de mahvediyorlar. Artık Buenos Aires'te içme suyu bulamıyorsunuz.
Yani bu sadece bir hırsızlık olayı değildir. Musluklardan su akmıyor. Yani
bu, kamuyu soyarak zengin olmaktan da öte bir şey.

"AYAKLANMALARI BİLE PLANLAMIŞLAR"
Alex Jones: Ve IMF, büyük gölleri devretti. Şimdi su arzının tamamına
sahipler Chicago Tribune'de yazıldı.
Gregory Palast: Şimdi buradaki sorunumuz şu, bakın, IMF ve Dünya Bankası
yüzde 51 oranında ABD Hazinesi'ne ait. Yani soru şu oluyor, bunlara
koyduğumuz para karşılığında ne alıyoruz? Öyle gözüküyor ki, aldığımız
birkaç toplumda ortaya çıkan kargaşa ve yakıp yıkma. Endonezya alevler
içinde Bana anlatıyordu, Baş Ekonomist, Stiglitz bana anlatıyordu, neler
oluyor diye kendine sormaya başlamış. Bildiğiniz gibi, hangi ülkenin işine
burnumuzu soksak, onların ekonomisini mahvediyoruz ve sonuçta alevler içinde
kalıyorlar. Stiglitz işte bunu sorguladığı için atıldı. Fakat Stiglitz'in
söylediğine göre ayaklanmaları bile planlamışlardı. Bir ülkeyi
sıkıştırdığınızda ve onun ekonomisini mahvettiğinizde, sokaklarda ayaklanma
olması doğaldır. Ve buna IMF ayaklanmaları deniyor. Başka bir deyişle, eğer
sokaklarında ayaklanmalar varsa siz kaybediyorsunuz. Bütün sermaye ülkeden
kaçıyor ve bu da IMF'e yeni şartlar koşması için fırsat veriyor.

"HAYALİ ŞİRKET ARACILIĞIYLA MİLYARLARCA DOLAR EMDİLER..."
Alex Jones: Ve bu onları daha da çaresiz yapıyor. Yani ülkeleri çökertmek
için tam bir ekonomik savaş ve şimdi savaşı burada da Enron vasıtasıyla
yapıyorlar.
Gregory Palast: Daha dün, buradan, Paris'ten, Kaliforniya'daki Enron'u
araştıran eyalet başmüfettişleri ile konuştum. Bana bu adamların oynadığı
bazı oyunları anlattılar. Kimse işin bu tarafına bakmıyor. Kazığı yiyenler
sadece hissedarlar değil. Özellikle Teksas ve Kaliforniya'nın kamu
parasından milyonlarca, milyarlarca dolar emdiler.

"BUL KARAYI AL PARAYI ÜÇKAĞIDI"
Alex Jones: Varlıklar nerede, bakın, herkes Enron hayali bir şirket olduğu
için geriye hiçbir varlık kalmadığını söylüyor. Burada konuşan uzmanlara
göre, tüm varlıkları başka şirketlere ve bankalara transfer etmişler.
Gregory Palast: Doğrusu evet, bu iş tam bir bul karayı al parayı üçkâğıdına
döndü. Demek istiyorum ki, esasen altta para var. Siz Kaliforniya'daki
elektrik faturalarını ödediniz, çünkü müfettişlerin bana anlattıklarına
göre, bu faturalar olması gerekenden aşağı yukarı 9.12 milyar dolar fazla
şişirilmişlerdi. Ve şimdi bilmiyorum kimden bu parayı geri alacaklar.

Alex Jones: Evet, eyalet yöneticisinin megawatt başına 137 dolar ödediğini,
sonra da bunu Enron'a geri 1 dolara sattığını ve bunu tekrar ve tekrar
yaptığını ortaya çıkarmışlar.
Gregory Palast: Evet, sistem tamamıyla kontrolden çıkmıştı ve bu adamlar da
tam olarak neler olup bittiğini biliyorlardı. Anlamak zorundasınız ki,
Kaliforniya'daki (kamu hizmetleri) sistemin serbestleşmesi için tasarımları
yapanların bizzat kendileri işlerini bitirir bitirmez Enron'da çalışmaya
başladılar. Aslında, şimdi ben burada Londra'dayım, ve İngilizlerin de
bazılarının bunda sorumluluğu var Enron'u denetleme komitesindeki bir adam
da, Lord Wakeham. Ve bu adam gerçek bir olay, karışmadığı hiçbir danışıklı
dövüş yok.

ADAM HER DEVRİN ADAMI...
Alex Jones: Ve bu adam NM Rotschild'in Başkanı.
Gregory Palast: Bu adamın parmağının olmadığı bir şey yok. Yaklaşık elli
yönetim kurulunda yer alıyor. Ve sorunlardan biri şu, Enron'un kayıtlarını
nasıl tuttuğunu inceleyecek müfettişler kurulunun başkanının da bu adam olma
durumu var. Fakat aslında onlar (Enron), bu adama bir köşede danışma ücreti
ödüyorlardı. Margaret Thatcher'ın hükümetinde yer aldı ve Enron'un
İngiltere'ye gelmesine ve bu kuruluşun İngiltere'deki elektrik santrallarını
satın almasına izin veren kendisiydi. Ve İngiltere'nin ortasında içme suyu
şebekesi onlann mülkiyetindeydi. Bu adam işte bunları onayladı ve sonra buna
yönetim kurulunda bir iş verdiler. Ve yönetim kurulunda bulunmaktan öte,
büyük bir danışmanlık kontratı verdiler. Yani biliyorsunuz, şimdi bu adamın,
hesapları nasıl verdiklerini inceleyecek denetleme komitesinin başında
bulunması bekleniyor.

"MEDYAYI DA ONLAR DENETLİYORLAR"
Alex Jones: Medyayı denetleyen bir yönetim kurulunun da başında.
Gregory Palast: Evet, öyle, ben büyük sorunlarla karşılaşıyorum, çünkü beni
de denetliyor.
Alex Jones: Ayrıca şimdi yeni bir kanun çıkartıyorlar İngiltere'de,
arazinizde bulunan 800 yıllık kuyulara, hatta kimi yerlerde Romalılardan
kalma 2000 yıllık kuyulara su saati koyacaklarını söylüyorlar. Kendi
suyunuza sahip olamayacaksınız.
Alex Jones: Evet, işte bu Lord Wakeham. Yani işte Enron'un adamı bu demek
istiyorum. Bu adam tam bir olay. Burada bu adama dokunamazsınız. Çünkü
dediğim gibi medyayı kendisi denetlemektedir. Yani şikâyet ederseniz,
biliyorsunuz ki, adamın eli kaleminizin bir ucunu tutuyor.

IMF VE DÜNYA BANKASI BİR ÜLKEYİ NASIL ÇÖKERTİR?
Alex Jones: N. M. Rotschild'ı eşelerseniz hepsini orada bulursunuz. Lütfen
bize o dört noktayı anlatın. Elinizde belgeleri var. Yani IMF/Dünya Bankası
çökertmesi, dört nokta, bir ülkeyi nasıl çökertiyorlar ve insanların
kaynaklarını nasıl imha ediyorlar?
Gregory Palast: Doğru önce sermaye pazarlarını açıyorsunuz. Yani, yerel
bankaları yabancı bankalara satıyorsunuz. Sonra fiyatları piyasa belirler
diyorsunuz. Bu iş, her şeyi serbest piyasanın belirlediği, Kaliforniya'daki
gibi, sonra evinize gelen su faturaları ortada... ABD'de su şirketlerinin
satılabileceğini hayal bile edemeyiz Ama Enron gibi özel bir şirketin,
suyunuzun sahibi olduğunu düşünün bir. Sonra da fiyatların tavana
fırladığını. Sonra da sınırlarınızı serbest ticarete açıyorsunuz, tam
serbest piyasacılık. Ve baş ekonomist olan Stiglitz (Bu sistemi onun
çalıştırdığını unutmayalım) kendisi onların hesap adamıydı ve bu işin afyon
savaşlarına benzediğini söylüyor. Bunun Serbest ticaret olmadığını, zorlama
ticaret olduğunu söylüyor. Bu yolla ekonomileri yerle bir ediyorlar.

e-mail: kenan@showtvnet.com


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center