A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) Kentten kaçış metaforu olarak "anarşizm"

From "Batur Özdinç" <batur_ozdinc@hotmail.com>
Date Mon, 17 Dec 2001 14:29:22 +0000


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
 ________________________________________________

Aşağıdaki yazı AN kara fanzin'in 3. sayısında yayınlanmıştır.

*************************************************************

KENTTEN KAÇIŞ METAFORU OLARAK “ANARŞİZM” VE(YA)
İÇE-KAPANIK CEMAATÇİLİĞİN MEŞRULAŞTIRILMASI


Leküm anarşiküm veliye anarşi...(1)


Klişeleşmiş aforizmalarından birinde “Din halkların
afyonudur” demişti Marx, “ancak kalpsiz dünyanın
kalbidir.” Batıda son yıllarda hızla yükselen anarşist
hareket için de benzeri sözcükleri kullanabiliriz
gibime geliyor. “Gelişmiş” kapitalist ülkelerdeki
anarşist hareket, kalpsiz kapitalist batının kalbidir.

Batıyla doğu arasına kalınca bir çizgi koymuyorum,
böyle bir çizgi zaten var. Özel olarak “küreselleşen”
kapitalizme karşı çıkmayı anlamsız bulanlar, bu
topraklardaki ekonomik krizin son TC hükümetince
“kotarıldığını” zannedecek kadar saflar mı yoksa?
Ladinci güçlerin 11 Eylül saldırısı batı kapitalizmine
başkaldırının trajik bir dışavurumuydu, “aklı-başında”
ekonomistlerin son yıllarda dillendiregeldikleri
“core-periphery” (merkez-çeper) teorilerinin
doğrulanması birazcık da. Kapitalizme “merkez”den
karşı çıkışı ifade eden biçimiyle anarşizm, toplumsal
radikalizmin sesi olmanın ötesinde “geniş toplum
kesimleri”ne yayılmayı becerebildiği ölçüde
yaygınlaşacak; işçicilik oynamadan, reformizme
bulaşmadan ve entellektüelizme sapmadan.
Profesyonelleşmediği sürece sendikalarda olmalıyız,
kapitalistleşmediği sürece STKlarda ve eylemenin önünü
tıkamadığı sürece sonsuza kadar teori üretmeliyiz.

Bu “biz”, bir bütün olarak doğulu-batılı tüm dünya
anarşistlerine yönelik bir retorik özünde. İlginçtir,
“mainstream” ve alternatif medya yoluyla seslerini
duyabildiğimiz “batılılar”, bize, bizim meselelerimize
bizden daha ilgiliyken, biz “doğulular” çoğu zaman
kendi dar kalıplarımızın teorik illüzyonunda ya da
kendi kurgularımızın pastoral rüyalarında yaşamayı
tercih edebiliyoruz. Kırsal yaşamın erişilmez anarşist
bir metafor olarak vurgulanıp durması, komün tozuna
bulandırılmış cemaatçiliğin meşru gösterilmeye
çalışılması iyi hoş da, anarşizmin bir mücadele, bir
isyan, bir devrim geleneği olduğunu savunanların sesi
gümbürtüye kurban oluyor. Gümbürtü, özü itibariyle
yaratıcı bir eyleme biçimi de olabilir ama bu öyle bir
“gümbürtü” ki, primitivistler, mistikler ve
cemaatçilerin sesini duyabiliyoruz sadece. Ve söz
konusu “egemen” anarşist söylem bu topraklara
yayıldıkça, isyanın sesinin megafonik yankısından
ziyade bir kaçış söylemine dönüşüyor anarşizm. Tüm bu
tartışmalar bağlamında bana sorarsanız, anarşizmin
kahrolası bir toplumsal muhalefet hareketi olabilmesi
için, kendisine yeni bir cemaat kurmaktansa, bir yıkım
ve başkaldırı hareketi olarak örgütlenmesi daha
yeğdir.

Bu ya da başka dünyada cennete inanmıyorum, kentte
cennet olmadığı gibi kırda olduğuna da. “Aklı karışık”
(veya “cool”) amorf burjuvazinin bıkkınlığının ifadesi
ya da kültürel ve yaşamsal uyumsuzluğun dışavurumu
olarak kentten kaçış, bu toplumun kendisinden kaçışın
birebir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bizden
iyisi yok! Bu ben-merkezci söylem, kendisinden menkul
bütün toplum, grup ve ideolojilerin binlerce yıllık
söyleminden fazlası değil; ve biz bu söyleme kendimiz
de inanmaya başladığımız sürece diğerlerinden farkımız
kalmayacak.

Bizi biz yapan temel farklılığımız, olsa olsa
diğerlerini kendimize benzetmeye çalışmamamız ve
başkalarına benzemeye çalışmamamız olabilir. Yine de
bizler sonsuza kadar onlarla birlikte yaşayacağız;
onlarla birlikte yaşamaktan başka şansımız yok ve
yaşamalıyız da. Çünkü sonuçta biz –şu an için çok
zayıf olsak da- toplumsal muhalefeti oluşturan sayısız
güçten yalnızca biriyiz ve tarih tüm bu güçlerin
bileşkesi doğrultusunda ilerleyecektir(2).


BATUR ÖZDİNÇ


Dipnotlar:

1- Muhammed Mustafa, Kafirun Suresi – 6. ayetten (Leküm
diniküm veliye din) değiştirilerek alıntı; “Benim
anarşim bana, sizin anarşiniz size...”

2- Errico Malatesta


                            ********
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)



A-Infos
News