A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) Burdur Cezaevinden Bergama'ya Gelen Tutsakların Aktarımı

From "Özgür Tutsak" <tutsaklar@mail.com>
Date Thu, 13 Jul 2000 15:39:43 -0400


 ________________________________________________
      A - I N F O S  N E W S  S E R V I C E
            http://www.ainfos.ca/
 ________________________________________________

(13/07/2000) Cezaevi müdürü Katip Özen yaklaşık bir yıldır sürekli sorun 
yaratıyordu. Ziyaretçilere sorunlar çıkartılıyor, yayınlarımız-mektuplarımız 
verilmiyor ya da geciktiriliyordu, iç görüşlerimiz engelleniyor, sürekli hak 
gaspları yaşanıyordu. Cezaevi müdürü gardiyanları bize karşı kışkırtıyordu. 
Bizleri sürekli hücrelere tıkmakla tehdit ediyordu. Kısa bir süre sonra önce 
mahkeme dönüşü arkadaşlarımıza asker saldırmış ve ciddi şekilde 
yaralamışlardı.

05.07.2000 tarihinde yine bir grup arkadaşımızın mahkemesi vardı. Daha 
önceki saldırılardan dolayı mahkemeye gitmek istemiyorlardı. Bir gün 
öncesinde, yarın saat 9.00'a kadar mahkemeye gitmek için çıkmazsanız içeriye 
asker sokacağız denildi. Biz o gece üstümüz giyili bir vaziyette yatık. 
Sürekli tehdit edildiğimizden böylesi bir saldırıyı bekliyorduk.

05.07.2000 sabahı saat 08.00'de sayım almaya gelmediler. O sırada askerin 
özel silahlarıyla (Kanas, Bixi vb) çatılarda nişan aldıklarını gördük, aynı 
zamanda içeriye de asker girdi. Bu arada biz bayanların kaldığı 3. Koğuş 
duvarını yıkıp bayanları yanımıza aldık. İlk saldırı saat 8.35 sıralarında 
4. koğuşa yapıldı. Cezaevinin her tarafı sarılmış durumdaydı, malta asker 
doluydu. Önceki akşam Isparta'dan komandolar geldi. Aynı gün DSP Burdur 
milletvekili Hasan Macit de oradaydı . Biz saldırıyla birlikte barikatlar 
kurduk. Hilti, kompresör ve canavar taşıyla barikatları, duvarları yıkmaya 
çalıştılar. 4. koğuşun tüm duvarları yıkıldı. Bu arada tazyikli su 
sıkıyorlar ve itfaiyecilerin kullandıkları çengellerle bizleri açılan 
gediklerden çekmeye çalışıyorlardı. Bu çengelden dolayı birçok insanda ciddi 
yaralanmalar oldu. Çengel vücudumuzdan parçalar kopartıyordu, gözünü 
kaybetme tehlikesi yaşayan arkadaşlarımız vardı. Yerlere mazot döküp lav 
silahıyla ateşleyerek bizleri yakmaya çalışıyorlardı. Bu ara biz saldırıyı 
püskürttük. 3.-4. koğuşlar aynı bahçeyi kullanıyorlar, ana maltadan bahçeye 
giriş var. 4. koğuşu yaktık. Askerler-gardiyanlar maltadan bahçeye girdiler. 
3. ve 4. koğuşun birleşmesini engellemek için silahlarını doğrultup, 
üzerimize kiremit, taş, cam vs. atıyorlardı, bahçe duvarlarından da içeriye 
asker girdi. Bu arada 3.-4. koğuş 3. koğuşta birleştiler. Burada tekrar 
barikat kurduk, yine duvarları yıktılar, tutsakları yakmaya çalıştılar. 
Duvarları yıkmaya devam ediyorlardı, biz savunmaya çekildik. Tavanı delmeye 
başladılar. 3. koğuşun ara maltasındayız, burada çatışma 3-5 saat sürdü. 
Burada hiltiyle, sivri demir çubuklarla tutsaklar yaralandı. 3. koğuşun ara 
maltasından gaz bombası attılar. Gazın değdiği yerde yanma başlıyor, bir 
süre sonra nefes alamıyoruz, bilinç kapanıyor, her tarafımızdan gazın 
etkisiyle sular akıyor, sanki damarlarımız kopartılıyor, ölümle yaşam 
arasında gidip geliyoruz. Bu bombaların dışında bir de ses bombaları vardı. 
Ses bombalarını saldırının başladığı andan itibaren kullanmaya başladılar. 
Ara maltada ve koğuşta askerle 4-5 saat süren fiili çatışma yaşandı. 
Bayanların yemekhanesine çekildik. Yine barikat kurduk, çatışma devam 
ediyor, gaz bombaları, çengeller kullanılıyor. Barikatlar kurularak 
çekiliniyor. Sürekli mazot döküp ateşleyerek bizleri yakmak istiyorlar. 
Duvarları yıkarak arkadan idareye doğru geliyorlardı. Yemekhaneden 
bayanların koğuşuna (yatakhane bölümü ikinci katta) geldik. Tüm duvarlar 
delindi, biz yine barikat kurduk. Bulunduğumuz bölümün arkası bahçe, yani 
son bölümdeyiz. Çok dar bir alandayız, yoğun olarak gaz bombası 
kullanıyorlar. Tüm tutsaklar buradayız. Yaklaşık 4 saat çatışma burada 
sürdü. Tazyikli su kullanıyorlar, mor renkli, kola kutuları benzeri üstten 
açılan gaz bombaları, ses bombaları atıyorlar. Asker duvarları kırıyor, biz 
kırılan her yere barikat kuruyoruz. Duvarı dışarıdan Devlet Su İşleri'ne ait 
kepçeyle yıkmaya başladılar. Duvar yıkılınca kepçeyle bizi çekmeye 
çalışıyorlar. Kolumuz, bacağımız, kafamız, neremiz denk gelirse almaya 
çalışırken Veli Saçılık'ın kolu koptu. Kol tamamen koptu, biz kopan kolu 
suyun içinden çıkardık. Ama kopan yerden hiç kan akmıyordu. Bunun gaz 
bombalarından olduğunu düşünüyoruz. Silahların altında bulunan 
bomba-atarlarla asker ve gardiyanlar sürekli gaz bombası atıyorlar, 
çengellerle vücudumuz parçalanıyor. Bu arada atılan bombalardan birisi Sadık 
Türk'ün başına geldi ağır yaralandı. Ses bombasından kaynaklı Şahin Geçit'in 
eli parçalandı, Cemil Aksu'nun gözlerinden kanlar boşaldı. Duvar kalmadı, 
artık yüzyüzeyiz. Bizi ikinci kattan aşağı atıyorlar, aşağıda da işkence 
cop, kalas ve çengellerle devam ediyor, gaz bombaları hiç kesilmiyor. Üç 
yerden asker saldırdı, fiili çatışma yaşanıyor. Saldırının başından sonuna 
kadar tüm gardiyanlar da saldırıya katıldılar. Tutsaklar asker kordonundan 
işkenceyle (Ulucanlar benzeri) kör hücreye götürülüyorlar. Hücrelerde yine 
işkence devam ediyor (falaka, cop, kalas). Hücreler, tek kişilik, lağım gibi 
su dolu bir yer, tuvalet bile yok. İşkenceden sonra şuur kaybı olanlar 
hastaneye götürüldüler. Ayakları kelepçelendiği için tedavi kabul 
etmiyorlar, hastanede işkence devam ediyor, tutsaklar sloganlarla yanıt 
veriyor. Doktorlar bu durum karşısında sessiz kalıyorlar. Yaralılar 
tedavileri yapılmadan geri getiriliyorlar. (İkinci gün kelepçe kaldırıldığı 
için herkes hastaneye götürülüyor ama tedavi edilmiyorlar) Hastanede, yolda, 
ringde işkence devam ediyor. Hastaneden getirilenler de hücrelere 
konuluyorlar. Hücrelerde işkence devam ederken açlık grevine başlıyoruz. 
Bize tuz, şeker ve su verilmiyor; hepimiz çıplağız. Sloganlar, marşlar 
susmuyor; kelimenin tam anlamıyla siper yoldaşlığı yaşanıyor 61 kişi 
arasında. Asker hücrede kalanlara işkence yapmaya, tehdit etmeye devam 
ediyor. Özellikle temsilciler, öne çıkanlar hedefleniyor. Müdürlerin, baş 
gardiyanın gözetiminde yapılıyor işkence. Cezaevi savcısına ifademiz alınmak 
için götürülürken üst araması dayatılıyor (üzerimizde giysilerimiz yoktu), 
kabul etmeyince gardiyanların yoğun işkencesi başlıyor (ıslak yatakta 
yatırmak, tazyikli su, hortumla dövmek gibi). İşkenceyi bizzat Katip Özen 
yönetiyor, savcının yanında işkence devam ediyor. Savcının ikinci katta 
bulunan odasından hücrelere götürülünceye kadar işkence yine devam ediyor. 
Mahkemeye çıkmadıkları için olayların başlatıldığı 11 arkadaşımız mahkemeye 
çıkartıldılar, yine hücreden mahkemeye-mahkemeden hücreye işkence devam 
ediyor. Hücrelerde işkencede kollar, bacaklar kırılıyor, özellikle 
gardiyanlar işkence yapıyorlar; açlık grevimiz devam ediyor.
08.07.2000 tarihinde saat 05.00'de sevkler başlıyor; sevklerin neye göre 
yapıldığını bilmiyoruz., ama sistemli bir şekilde, herkesin örgütlü olduğu 
yerlere sevkler yapıldı. Fotoğraflarımıza bakılarak sevk edildik. Sevke 
çıkartılırken tüm gardiyanlar cezaevi girişindeki boşlukta resmen işkence 
tezgahı kurmuşlardı. Islak yatak, cop, kalas vb. her birimiz sevkten önce 
sistemli işkenceden geçiriliyorduk. "En büyük asker" dememizi istiyorlardı, 
biz de sloganlarla karşılık veriyorduk. Sevk için askere teslim 
edildiğimizde de asker işkenceye devam ediyordu. Kelepçelerin sıkılmasından 
kaynaklı ellerimiz şişmiş, his kaybı ve kasılma olmuştu, su vermiyorlardı. 
Ailelerin gönderdiği su-şeker-tuz sevk arabalarına atıldı. Ellere 
kelepçe-zincir arkadan vurulmuştu. Ringte sürekli küfür-hakaret ediliyordu.

Halil Tiryaki'ye ve temsilcilere özel bir yönelim vardı. Önceden hazırlanan 
ölüm listesin ön planda tutmaya çalıştılar. Savcı bize "bu saldırının Adalet 
Bakanlığı'yla hiçbir alakası yok, Burdur Cezaevi'nin kendi özelinde, biz 
istedik mi adamı böyle mahkemeye getiririz" diyor. Tamamen planlı, 
hazırlıklı bir saldırı. Yaklaşık bir yıldır beklediğimiz bir saldırıydı, F 
tipinin ön hazırlığıydı. Saldıranlar yorulduğunda ekip değiştiriyorlardı. 
Saldırı kesintisiz, her anı çarpışmayla saat 23.00'e kadar devam etti.
Tutsakların bir çoğunda açık yaralar, şişlikler, çengel yaraları var. 
Vücutları simsiyah, coptan, hortumdan kan toplanmış, simsiyah.


BERGAMA'DA OLANLARIN SAĞLIK DURUMLARI:

Ali Mitil: Kol kırık, ayağı kırık (alçıda), kafada kırıklar var.
Tuncay Yıldırım: Kafada iki tane dikiş atılmış yarık, kollarda şişlik, 
gözleri şiş.
Yılmaz Babatümgöz: Kafada iki kırık (dikiş atılmış).
Özgür Kılıç: Sağ omuzda kırık, sol el iki parmak kırık, sağ elin üst tarafı 
şiş, solda kaburga kırık, sol göz daire şeklinde mor, burun ve sağ gözde 
çengel izi, açık yaralar var.
Kemal Denli: Kaburgaları kırık, sağ kalçadan şişlenmiş, ayaklarda çatlak 
var, kafada darp izleri
Ali Aycen: Özellikle sırt ve ayaklarda yara, tabanda falaka izleri, burun 
kırık, ciğer ve burunda yanma, yürümekte zorlanıyor.

Toplam 61 kişi: Alt kattaki (yerin altında) 36 erkek, yukarıdaki hücrelerde 
7 tane erkek, müşahede bölümünde 16 bayan tutsak kalıyor. 2 erkek tutsak 
hastahanede (Veli Saçılık, Sadık Türk). Adli bayan tutsaklarla, PKK dava 
tutsağı bayanlar ilk andan itibaren yeni yapılan hücrelerde tutuldular. PKK 
dava tutsağı erkekler koğuşlarında, slogan atma, kapı dövme gibi eylemlerle 
destek verdiler

__

                       ********
               The A-Infos News Service
      News about and of interest to anarchists
                       ********
               COMMANDS: lists@tao.ca
               REPLIES: a-infos-d@lists.tao.ca
               HELP: a-infos-org@lists.tao.ca
               WWW: http://www.ainfos.ca
               INFO: http://www.ainfos.ca/org

 To receive a-infos in one language only mail lists@tao.ca the message
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 where X = en, ca, de, fr, etc. (i.e. the language code)


A-Infos
News