A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) Bu Çığlığa Kulak Verin

From "Sert İtham" <sertitham@hotmail.com>
Date Tue, 12 Dec 2000 10:19:23 -0500 (EST)


 ________________________________________________
      A - I N F O S  N E W S  S E R V I C E
            http://www.ainfos.ca/
 ________________________________________________


Duygu Asena'nın 12.12.2000 tarihli milliyet gazetesindeki yazısıdır.

Bu çığlığa kulak verin


Bundan 8 yıl önce henüz 15 yaşında bıyıkları terlememiş iki liseli
delikanlı... Birinin adı Ümit, diğerinin Barış... Pankart astılar.
Suçları kanıtlanamadı. Ama hapse mahkum oldular. Cezaevinde büyüdüler.
Onlar şimdi Buca'da ölüm orucunda. Belki de son sözlerini kaleme
döktüler.

     Barış ve Ümit... Şu sıralarda en çok ihtiyacımız olan iki kavram.
     Barış ve Ümit... Yıllardır pankart astılar diye içeride tutulan,
işledikleri söylenen suçları kanıtlanmayan gençlerden yalnızca ikisi.
Hiçbir şeye zarar vermediler, hiç bir kimsenin burnunu bile
kanatmadılar... Ama onlar hapiste büyüdüler.
     Şimdi onlar da ümitlerini yitirdiler... Kendilerine "ikinci ölüm
orucu ekibi" diyorlar, öteki arkadaşları gibi ölüme gidiyorlar. Belki
de artık beste yapamayacak, türkü söyleyemeyecekler. Onlar ölüm
orucunun 46. günündeler.
     Politikacılarımız, içinden kopup geldikleri topluma ve gerçeklere
gözlerini kapatmış, nereden buldukları meçhul projelerinin
reklamlarını yapadursunlar, onlarca gencimiz gözleri kapalı ölüme
gidiyor ülkelerini sevdikleri için...
     Barış ve Ümit'ten ölüme çok yaklaştıkları şu günlerde bir mektup
aldım. Hala ümitli olan anneleri, telefonda, Ümit ile Barış'ın zayıf
bedenleriyle saz çalıp türkü söylediklerini anlatırken onlarla
birlikte gözyaşı döktüm. Bu mektupların sadece bana değil, konuya
duyarlı herkese yollandığını kabul ederek, sizlerle paylaşmak ihtiyacı
duydum. Ben de hala aydınların, duyarlı kişilerin çabaları bir işe
yarayacak diye ümitlenenlerdenim.


"Merhaba Sevgili Duygu Abla ve Hoşçakal,
     Yüzyüze hiç görüşemedik seninle ama hep ablalık yaptın bugüne
kadar bize. Bizi sevdin ve kurtarmak için dört duvar arasından
elinden, kaleminden geleni yaptın. Ama yetmedi. Bugün F tipi
dedikleri hücrelere atmak istiyorlar bizi. Düşüncelerimizi teslim alıp
çıldırtmak, bir gece yarısı sessiz sedasız katletmek istiyorlar.
     İstiyorlar ki Barış beste yapmasın, şiir yazmasın...
     İstiyorlar ki Ümit halay çekmesin, türkü söylemesin...
     İstiyorlar ki Barış da Ümit de bu halkı, bu vatanı sevmesin,
onurlu, namuslu bir gelecek için devrimcilik yapmasın.
     Nasıl yaşarız o halde biz? Bizi biz yapan güzelliklerimizi,
düşüncelerimizi, değerlerimizi terk ettikten sonra yaşamış mı
sayılırız?
     Zaten yaşatmak istemiyorlar bizi; Ulucanlar'da, Burdur'da,
Bergama'da olduğu gibi öldürmek, kolumuzu koparmak, çenemizi kırmak,
yok etmek istiyorlar.
     Bizleri hücrelere gömmek istiyorlar.
     Bu nedenle takıyoruz alnımıza kızıl bantları. Bu nedenle
yatıyoruz ölüme. Bu nedenle Barış'la ben Buca Hapishanesi'nden 2. Ölüm
Orucu Ekibiyiz.
     Ölüm, soğuk ve itici bir kelime olarak gelebilir size. Ama inanın
onursuz, değersiz, düşüncesiz bir yaşama yeğdir.
     Bugün hoşçakal diyoruz size. Biz geri dönülmez bir yolculuğa
çıkıyoruz. İnsanca yaşamak için ölüme yatıyoruz. Tüm insanlık için
ölüme yatıyoruz.
     Hoşçakalın, sağlıcakla kalın..."

     ÜMİT KANLI

"Sevgili Duygu Abla, Merhaba...
     Bizi sevdiğinizi biliyoruz. Biz de sizi, sizleri seviyoruz.
     Şimdi gidiyoruz. Bize biçtikleri F tipi kafesler yerine, kendi
biçtiğimiz kızıl bantlı ak kefenlere gireceğiz.
     Niçin diye sormayın. Sorunuz eksik olur.
     "Ben onları niçin seviyorum?" diye sorun.
     Siz, bizi, onurumuzla yaşadığımız, haklı bir mücadele verdiğimiz,
bu yurdu ve bu yurdun insanlarını gerçekten sevdiğimiz için
seviyordunuz.
Yanılıyor muyum?
     İşte biz, şu yukarda saydığım güzellikler için ölüyoruz. "Ya
onurun, ya canın!" şantajına canımızı sunarak yanıt veriyoruz. Belki
zor olacak ama bizi anlayacağınıza inanıyorum.
     Bize müsade Duygu Abla...

     BARIŞ YILDIRIM"
     Barış - Ümit davası
     1995'te DYP İzmir İl Başkanlığı'nı işgal girişiminin ardından,
aralarında 15 yaşındaki lise öğrencilerinin de bulunduğu 16 kişi
gözaltına alındı. Barış Yıldırım (23), Ümit Kanlı (23) ve sekiz
arkadaşı yasadışı örgüt üyesi olmaktan tutuklanırken, altı genç de
tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı. İzmir DGM'deki davada Barış
Yıldırım ve Ümit Kanlı 12.5 yıl, 14 sanık da 3 yıl 9 ay ile 15 yıl
arasında değişen hapis cezasına mahkum oldu. Karar Yargıtay'da
usülden bozulurken, DGM ilk kararında direndi. Dosyayı tekrar
inceleyen Yargıtay, hükmü "eksik soruşturma" gerekçesiyle ikinci
kez bozdu, sanıkların tekrar yargılanmasına başlandı.

     dasena@milliyet.com.tr




                       ********
               The A-Infos News Service
      News about and of interest to anarchists
                       ********
               COMMANDS: lists@ainfos.ca
               REPLIES: a-infos-d@ainfos.ca
               HELP: a-infos-org@ainfos.ca
               WWW: http://www.ainfos.ca
               INFO: http://www.ainfos.ca/org

 To receive a-infos in one language only mail lists@ainfos.ca the message
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 where X = en, ca, de, fr, etc. (i.e. the language code)



A-Infos
News